'Tevhidi Düşünce Işığında İlim Dallarının Yeniden İnşaası' Şurası Kültür Merkezi Mavi Salonda Yapıldı

HABERLER

Başsağlığı Mesajı

Başkanlığımız personeli İlhan KALAYCI'nın annesi Ayşe ALTIN'ın vefat haberini üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız. Merhumeye Allah'tan rahmet, acılı ailesine sabır ve başsağlığı dileriz.

Tevhidi Düşünce Işığında İlim Dallarının Yeniden İnşası

Türkiye’de ilk kez düzenlenen “Tevhidi Düşünce Işığında İlim Dallarının Yeniden İnşası Şurası” 7-9 Eylül 2018 tarihleri arasında BAİBÜ Kültür Merkezi Mavi Salonda yapıldı.

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi ile İlmi ve Metodolojik Araştırmalar Derneği (İLMAR) tarafından düzenlenen Şurada, Tevhid düşüncesinin tüm ilim dallarına zemin teşkil ettiği vurgulandı.

İzzet Baysal Kültür Merkezi Mavi Salonda gerçekleştirilen açılış programına; Bolu Valisi Aydın Baruş, Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, İLMAR Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Osman Şimşek, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı İhsan Ağcan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erol Ayaz ve Prof. Dr. Mustafa Yaman, Genel Sekreter Doç. Dr. Samettin Gündüz, Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Tanrıkulu ile konuk bilim insanları ve akademisyenler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını yapan İLMAR Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Osman Şimşek, Türk-İslâm medeniyetinde özgün bir ilmî düşünce anlayışının inşasının gerekli olduğuna dikkati çekerek, “Medeniyetimizin özüne uygun yeni bilgi inşasının yapılmasına acil ihtiyaç bulunmaktadır. Bu noktada, şûramızda ele alınan ‘Tevhid’ ve ‘Tevhidî Düşünce İlmi Yöntem’ anlayışları kilit kavramlardır.” dedi. İslâm’ın özü Tevhid düşüncesi hakkında ayrıntılı bilgi veren Şimşek, bu anlayışın, dünya hayatını düzenlemede gerekli olan tüm ilim dallarına zemin teşkil ettiğini söyledi.

Günümüz dünyasında yaşanan bazı düşünce ve anlayışlara değinen Şimşek, özetle “Bugün insanlık, ahlâk, dayanışma, paylaşma, cömertlik, sevgi, merhamet arayan düşünce anlayışını, yeni bir kültürü, öncesinden farklı yeni bir inşa edici unsuru aramaktadır. Kıyamete kadar baki kalacak, tüm ilimlerde genel bir yasa geçerliliği olacak, insanlığa mesaj verecek, zulmü, eşitsizliği ve sömürüyü ortadan kaldıracak olan yöntem, İslâm’ın Tevhidî düşünce ilmi yöntemidir.” diye konuştu.

“Batı Bilimi Kendisini Alternatifsiz Göstermiştir”

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı ise, batı biliminin seküler anlayışını eleştirerek, “Buna göre akıl, bilmenin mutlak ölçütü olarak ortaya çıkmış ve akla sınırsız bir kredi verilmiştir. İnsanı, bütün varlığın merkezine koyan bu modern bilim anlayışı, Batı toplumlarında ortaya çıktıktan sonra dünyaya yayılmış ve egemen hale gelmiştir. Bu bilim, Batı dışı toplumlardaki bilim ve bilgiye dair değerleri büyük ölçüde kendi doğrultusunda dönüştürmüş ve kendisini alternatifsiz olarak göstermiştir. Ancak, modern bilimin birkaç yüzyıllık gelişimi sonucunda kendisinin de önemli eleştirilerle ve büyük bir krizle karşı karşıya bulunduğunu söylemek mümkündür.” ifadelerini kullandı.

“Seküler bilim anlayışı, kendi temellerini sarsmış ve kendi yok oluşuna zemin hazırlamıştır.” diyen Prof. Dr. Alişarlı, özetle “Çünkü seküler bilim anlayışının arkasında insanın ve insan aklının her şeyin ölçüsü olduğuna dair bir düşünce bulunmaktadır. Oysa ki geleneksel İslâm kültürü ve ilim anlayışına göre, akıl önemlidir ancak belirli bir sınırı vardır. Akıl, mutlak bir kılavuz değildir. Akla da kılavuzluk etmesi gereken temel hakikatler vardır. Modern bilimdeki krizin çözülmesi için, aklı mutlak kılavuz olarak kabul etme anlayışından uzaklaşmalı ve varlığın, yaratanın bir tezahürü olduğu noktasına ulaşmalıdır.” diye konuştu.

Modern bilimin, ilim dallarının kutsalla ve birbirleriyle olan bağlarını kopardığına dikkati çeken Prof. Dr. Alişarlı, özetle “Sosyal ve beşeri bilimlerin doğa bilimlerinden koparılması ve her bilimin kendi içinde adeta at gözlüğü takarak uzmanlaşması, Tevhid anlayışından farklı olarak ifraz anlayışının sonucudur. İslâm geleneği bize, bütün bu bilimler arasında bir bağlantının olduğunu göstermiştir. Nihayet örneğin, astronomi alanında uzmanlaşmış bir İslâm bilgini, aynı zamanda kelâm alanında da önemli bir rol oynamıştır. Ali Kuşçu, Türk-İslâm dünyasının büyük astronomi ve kelâm âlimidir. Çünkü geleneksel İslâmî ilim anlayışında ilim faaliyeti, hakikati keşfetmenin bir biçimi olarak görülmüştür. Geleneksel İslâm bilimi, insan ve diğer varlıklar arasında uyumu ve barışıklığı dolayısıyla Tevhidi bir bütünlüğü içermektedir.” şeklinde konuştu.

Şûrada, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Bakan Yardımcısı İbrahim Er ve Bolu Milletvekili Arzu Aydın’dan gelen tebrik mesajları okundu.
 
7 Eylül Cuma ve 8 Eylül Cumartesi toplam 7 oturum olarak yapılan Şura, 9 Eylül Pazar günü konukların da katıldığı öğle yemeğinden sonra sona erdi.
 
 
 
 
 

Kıbrıscık Kaymakamı Mustafa KÖLEOĞLU'nun Ziyareti

Bolu Kıbrıscık Kaymakamı Mustafa KÖLEOĞLU Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Doç.Dr. Şaban KARASAKAL'ı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledi.

15 Temmuz 'Karanlık Geceden, Aydınlık Sabaha'

 

15 Temmuz 2016 hain darbe kalkışmasının 2. Yıldönümünde Kıbrıscık Kaymakamlığı tarafından düzenlenen konferansa Daire Başkanımız Doç. Dr. Şaban KARASAKAL konuşmacı olarak katıldı. Şaban KARASAKAL konuşmasında Bedir’den Çanakkale’ye ve 15 Temmuza kadar verilen mücadelede canlarını feda eden şehitlerimize rahmet, gazilerimize şifa dilekleriyle başladı. Vatan, millet, bayrak, birlik, beraberlik vb. kavramların ve değerlerimizin nisbî değeri, bir takım insanların yanında düşük diye hakiki değerinin düşmeyeceğini söyledi. Büyükler gençlerin, gençler büyüklerin, vatanın, bayrağın, ailemizin vb. kıymetini bilmeliyiz dedi.

"15 Temmuzları bir daha yaşamamak için ülkemiz adına hep ileriye bakalım ama dünümüzü de unutmayalım. Irak ordusunu ABD’ye teslim eden paralel subayların Kesnizani Tarikatını unutmayalım. Uyanalım ve gençleri uyandıralım. Enerjimizi çaldırmayalım. Paramızı almalarına müsaade etmeyelim. Daha da önemlisi gençlerimizi kandırıp kullanmalarına izin vermeyelim. Şu ya da bu söylemlerle hain yetiştirilmesine izin vermeyelim. Biz uyanıp uyandırmazsak kandırmaya, kullanmaya, oyalamaya devam edecekler. Çocuklarımızı, öğrencilerimizi uyaralım. Gençlerimize sahip çıkalım. Bizim, bir nesil daha kaybetmeye zamanımız yok.Ayrıca, herkesi aynı kefeye koymayalım. Kelime ve kavramlarımızı kurtaralım ve daha sık kullanalım" şeklinde konuştu.

Konferansını dua ile bitiren Daire Başkanımız KARASAKAL, Kıbrıscık Kaymakamı Mustafa KÖLEOĞLU beyefendiye ve organizede emeği geçen herkese teşekkür etti. Program sonunda Daire Başkanımıza Kıbrıscık İlçe Müftüsü Sinan YILDIZ, “15 Temmuz Gazilerin Dilinden” isimli kitabı hediye etti.

 

Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’nda Görev Değişimi

Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’nda görev devir teslimi gerçekleşti. Dursun Özcan, düzenlenen törenle görevini İlahiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Şaban Karasakal’a devretti. Törene Sağlık,Kültür ve Spor Daire Başkanlığı'nda görev yapan tüm personel katıldı. Doç. Dr. Şaban Karasakal, Dursun Özcan’a daire başkanlığı döneminde yapmış olduğu başarılı çalışmalarından dolayı teşekkür ederek yeni görevinin hayırlı olması temennisinde bulundu. Dursun Özcan ise Doç. Dr. Şaban Karasakal’a yeni görevinde başarılar diledi.                         

 

Powered by Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2016